ArkeoAtlas’ın yeni sayısı çıktı: ‘Farklı düşünceleri aynı çatıda buluşturuyoruz’

İZMİR – Yaklaşık 10 yıllık bir aranın ardından 2022 Ocak ayında yeniden yayınlanmaya başlayan ArkeoAtlas’ın yeni sayısı çıktı. Odak noktası olarak Anadolu’nun batısını ve Doğu Akdeniz’in ortasındaki Kıbrıs Adası’nı alan dergi Neolitik dönem çalışmalarını okurlarına sunarken gelecek sayıların konusu olan Kalkolitik döneme de özel bir dosya açıyor. Kıbrıs’ın tarihöncesi çağlarının ele alındığı dosyada adanın tarihsel gelişimi içinde anakara ile etkileşimleri, denizaşırı ilişkileri ve kendi kültürel mozaiğinin gelişimi aktarılırken oldukça dikkat çekici ilkler de örnekleriyle yer alıyor. Derginin açtığı bir diğer dosya ise biyoarkeolojik çalışmaların sunduğu veriler üzerinden Neolitik dönemde bebeklerin beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, doğum ve ölüm oranlarının toplumsal yapıya yansımaları, cinsiyetler arası eşitsizlik örnekleri ve ölüm ritüelleri.

Derginin yeni sayısında ayrıca Neolitik dönemde Ege’nin ilk çiftçileri ve köylerindeki gelişimin izlerinden Göller Yöresi ve Toroslar’daki toplumsal hayata, Malatya’daki Arslantepe yerleşiminde günümüzden 6 bin yıl önce yeni bir ekonomik güç biçiminin doğuşundan kültür varlığı kaçakçılığına, Cumhuriyetin ilk yıllarında arkeolojiye bakış açısından günümüzde yaşanan gelişmelere kadar zengin bir konu çeşitliliği sunuluyor. Dergide Francesca Balossi Restelli’nin kaleme aldığı “Ubeyd ve Halaf Kültürleri, Eşitsizliğin Doğuşu” başlıklı yazı sadece geniş bir coğrafya içindeki kültürlerin maddi izlerini değil; aynı zamanda Kalkolitik dönemde oluşan sosyal açıdan farklılıkların bugüne yansımalarını da gözler önüne seriyor.

Anadolu ve komşu bölgelerde yapılan arkeolojik çalışmaları okuyuculara anlatmak için yıllar önce yola çıkan ArkeoAtlas dergisinin editörleri Haluk Sağlamtimur, Mehmet Bezdan ve Yayın Yönetmeni Özlem Numanoğlu ile konuştuk

‘YENİ ÇALIŞMALARLA GEÇMİŞİMİZİ DAHA SAĞLIKLI OKUYABİLİYORUZ’

Derginin editörlerinden Haluk Sağlamtimur, yapılan kazı ve bilimsel çalışmalarla bilgilerin kısa sürede değişmesi sonucunda derginin yeniden yayınlanmasının planlandığını söyledi. Bu değişimin arkeoloji camiası dışında kalan insanlara da ulaştırılması adına ArkeoAtlas Dergisi’nin önemli bir görev üstlendiğini belirten Sağlamtimur şöyle devam etti:

“2021 yılında derginin yeniden yayın hayatına başlaması gündeme geldiğinde son sayısının yayınlanmasının üzerinden on yıl, ilk sayısının üzerinden ise 20 yıldan fazla zaman geçmişti. Bu süreç arkeolojik bilginin değişim ve yenilenme süresini göz önüne aldığımızda oldukça uzun bir zaman. Örneğin, değişen teknoloji ile artık kazı alanlarındaki geleneksel arkeolojik çalışmaların yanında kapsamlı arkeometrik çalışmalar veya DNA analizleriyle günümüzden binlerce yıl önce yaşayan bireylerin akrabalık ilişkilerine, toplumsal yapılarına, kültürel dönüşümlerine veya bölgesel göçler hakkında bilgilere ulaşabilmek mümkün. Bu yeni çalışmalardan üretilen bilgiler binlerce yıl önce yaşayan toplulukların yaşamı üzerine daha fazla fikir üretme şansını verirken, geçmişimizi daha sağlıklı okumamıza da imkân veriyor. Bu nedenle güncel arkeolojik değişimleri kamuoyuna aktarmak ve anlatmak adına derginin yeniden yayınlanması planlandı. Yaklaşık bir yıllık bir çalışmanın ürünü olarak da 2022 yılı Ocak ayında yeniden yayın hayatına başladı ve 2024 Ocak ayında ise ikinci sayısı okurla buluştu.”

Haluk Sağlamtimur

‘ARKEOLOJİNİN ÖNEMLİ İSİMLERİYLE SÖYLEŞİLERE DE YER VERDİK’

Yeni veriler sunan çalışmaları göz önünde bulundurduklarını ve değişen bilgiler ışığında çalıştıklarını ifade eden Sağlamtimur, yayın içeriğini nasıl şekillendirdiklerine dair şu bilgileri verdi:

“Elbette bu süreç özenli bir seçimin ürünü. Derginin geçmiş sayılarının bazı kodları var ve biz de bu kodlara saygılı bir şekilde kronolojik olarak en erken dönemlerden başlayarak yayını tasarlıyoruz. Arkeolojinin yapısı gereği her kazı sezonunda yapılan çalışmalarla bilimsel veriler çok kısa sürede değişebiliyor veya yeni yorumlara ihtiyaç duyabiliyor. Bu değişimin sadece arkeoloji camiasındaki kişilere değil aynı zamanda ilgili tüm kesimlere ulaştırılması anlamında dergiye önemli bir görev düşüyor. Ayrıca ekip olarak yeni yayın hayatıyla birlikte bazı güncel konuları da anlatmamız gerekiyor diye düşündük. Örneğin son birkaç yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın girişimleriyle yurtdışından getirilen çok sayıda tarihi eser vardı, yeni sayıda onlarla ilgili kapsamlı bir dosya hazırladık. Yurtdışından iadesi istenecek bir eserin dosyanın hazırlanma sürecinden, bilgi oluşturan kişilerin, yani arkeologların bıraktığı bilgilerin yıllar sonra ne kadar önemli olabileceğine dek detaylı bir dosya, ayrıca ülkemizdeki tarihi eserlerle ilgili yasalar, yönetmelikler ve hukuksal altyapısı üzerine de oldukça açıklayıcı bir dosyamız var. Yeni sayıda bu konuları da kamuoyu ile paylaşmak istedik. Elbette yeni dönemle birlikte arkeolojinin önemli isimlerinin görüşlerini aldığımız söyleşilere de yer verdik.”

‘FARKLI BAKIŞ AÇILARININ OLMASINA ÖZEN GÖSTERİYORUZ’

“Uzun bir aranın ardından 2022 Ocak ayında raflardaki yerini alan derginin bu yıl aynı sürecin bir devamı olarak ikinci sayısıyla karşınızdayız” diyen Mehmet Bezdan ise yazar kadrosunu neye göre belirlediklerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Anlattığımız hassasiyet içinde kendini yenileyen, güncel, yeni çalışma metotlarına yakın konuların uzmanlarıyla iletişimdeyiz. Dosyaları hazırlayacak bilim insanları belirlenirken, o sayının teması ile ilgili kişilerle iletişime geçiyoruz, ayrıca coğrafi bölgeler açısından bir denge oluşturmaya çalışıyoruz. Bu arada mümkün olduğunca da konu bütünlüğüne sadık kalıyoruz. Ülkemizin değerli bilim insanları dışında, her sayıda birkaç yabancı bilim insanı da bizlere dahil oluyor. Geçtiğimiz sayıda Trevor Watkins, Douglas Baird ve Andrew Fairbairn vardı. Bu sayıda ise Marcella Frangipane ve Francesca Balossi Restelli önemli katkılar sundular. Tabii farklı bakış açılarının aynı sayıda olmasına da özen gösteriyoruz. Farklı düşüncelerin aynı çatı altında bulunması yayını her anlamda zenginleştiriyor”

Mehmet Bezdan

‘İLK SAYIMIZIN BASKISI KISA SÜREDE TÜKENDİ’

Atlas Yayın Yönetmeni Özlem Numanoğlu da ArkeoAtlas’ın yeniden raflara dönüşünü ve okurun ilgisini şöyle değerlendirdi:

“ArkeoAtlas’ı yeniden yayımlamaya karar verdiğimizde, derginin son sayısının üzerinden önemli bir zaman dilimi geçmişti. Buna rağmen ArkeoAtlas zaman içinde unutulup giden bir yayın olmadı, aksine arkeolojide eksikliği hissedilen bir güncel başvuru kaynağıydı. 2022 yılı başında uzun süredir derginin yeniden yayımlanmasını bekleyen okurlarımıza bir sürpriz yaparak, ArkeoAtlas’ın ‘Antik DNA Devrimi’ temalı yeni sayısını duyurduk. Haber müthiş bir heyecanla karşılandı ve o sayımızın baskısı kısa sürede tükendi. Okurların merakla beklediği yeni sayımızı yine değerli hocamız Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur ve sevgili Dr. Mehmet Bezdan editörlüğünde hazırladık. ArkeoAtlas sadece arkeolojiye meraklı okura seslenmekle kalmıyor, arkeoloji camiasında da ilgiyle karşılandığını, takip edildiğini ve hatta bilimsel yayınlarda kaynak olarak yararlanıldığını görüyoruz. ArkeoAtlas bu yönüyle popüler bilim yayınlarının da bilimsel hassasiyet ve titizliğe sahip olabileceğini gösteren nitelikli bir örnek oluşturuyor diyebiliriz.”

Özlem Numanoğlu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x